BU KOVAN TARİH DOLU...

11 Ağustos 2017 Cuma

Osmanlı da Kültür ve Medeniyet#1



Değerli dostlar, Kültür dediğimiz şey nedir? Bizler için çok mu önemlidir? Kültürü olmayan bir millet düşünülebilir mi?

Hepimizin buna vereceği bir cevap vardır elbette…

Gelin Mustafa Kemal ATATÜRK bu konuda ne demiş ona bakalım;

                        ‘’Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür.’’   
                                                                                    
  ‘’Kültür; okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmaktır, ders almak, düşünerek, zekayı eğitmektir.’’

                Atatürk bizlere Kültürün tanımını ve Türkler için vazgeçilmez bir temel unsur olduğunu ifade ettiğini görüyoruz.

Şimdi Osmanlı’da Kültür ve Medeniyet üzerine örneklerle başlayabiliriz.

Osmanlı İmparatorluğu ‘’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’’ prensini üzerine kurulmuş, sosyal bir devlettir.

Peki bu prensibi benimseyen devletin toplum yapısı nasıldır?

Osmanlı çok çeşitli ırk, din ve dillerden oluşan bir yapıdan meydana gelmektedir. Yani tüm insanlığı kucaklayıcı bir yapısı mevcuttur.

Gelin hep beraber buna şahit olalım…



Değerli dostlar gözlerinizi kapatın ve Osmanlı devrinde bir sokak hayal edin! Sokakta ne görüyorsunuz bir düşünün daha sonra yazacaklarımı okuduktan sonra bakın bakalım ne görmüşüz neye bakmışız.

Düşünün ki Osmanlı sokaklarındaki evlerin kapılarının üstündeki o saclar var ya demirimsi yapıya sahip bazılarına göre görüntüsü iğrenç olan o saclar. Bünyesinde ne anlamlar barındırır ne anlamlar…

İşte o saclar neden mi yapılmıştı?

Sokaktan geçen insanların  yağmurlu havada iken sığınacakları, güneşli havada iken ise dinlenecekleri yer olsun diye yapılmıştı.. 

Orada dinlenen insan ister tanrı misafir olur bir tas ayranını içer isterse oracıkta dinlenir ev sahibine dua eder giderdi..

Osmanlı toplum yapısı bu dünyaya yönelik değil öldükten sonraki dünyaya hazırlık için yapılmış olduğunu söylemek yersiz olmaz sanırım.

Osmanlı kapıları da aynı şekilde ince bir düşüncenin ürünüydü. Zira o kapılar da iki tane tokmak bulunmaktaydı. Birisi ‘’kalın ve büyük’’ diğeri ise ‘’ince ve küçüktü’’. Elbette ince ve küçük olan bayanlar için tasarlanmıştı. Yani kapıdaki tokmaklardan ince ve küçük olan vurulduğunda gelen misafirin bayan olduğu anlaşılır ona göre hazırlıklı çıkılırdı. ( evden onu karşılamaya evin hanımı çıkardı. ) Kalın çalındığında da doğal olarak evin beyi çıkardı.

İşte Osmanlı toplumu ince düşünceler üzerine kuruluydu. Başka bir söze gerek var mı ki.. Olsun biz gene de devam edelim.
Zira Osmanlı devletini 6 Asır ayakta kalmasının sebebi olarak askeri gücünü göstermek cahillik olurdu.

Osmanlıyı anlayabilmek, bakmak ile değil anlamak, anlamlandırmak ile olduğunu ispatlamış bulunmaktayız.

Madem sokak mevzusu açıldı o halde devam edelim.

Osmanlı devrinde günümüzdeki gibi Gökdelenlerin, Apartmanların dikili olmadığını biliriz.

Evler müstakil olup bahçeliydi.

Lakin sıradan olmayıp Osmanlı toplumuna yakışacak özellikleri vardı.

Müstakil evler yan yana olurlar ancak birbirlerinin avlularının göremeyecek şekilde ayarlanırdı. Zira avlu evin hanımının mahremi, özel alanı sayılırdı.

Osmanlı’nın ne denli büyük olduğunu sadece sokaklarına bakmak ile görebileceğinizi hiç umuyormuydunuz?

Osmanlı da Evler cami yi kapatacak şekilde büyük yapılmaz, Evler cami merkezli inşa edilirdi. Yani dostlar Evlerin yönü kıble merkezliydi.

Sorarım size şuan ki geldiğimiz nokta da ilerliyor muyuz yoksa geriliyor muyuz?

-Düşünün ki camilerin apartmanların arasında ufak bir nokta gibi bırakıldığı….

-Kimi Evlerin mimarisinde kıblenin dikkate alınmayıp tuvalet yönüne göre yapıldığı…

-Apartmanların karşılıklı yapılıp evin tüm odalarının canlı yayın gibi servis edildiği…

Sorarım size sorarım !

İşte Osmanlıyı Osmanlı yapan buydu. Her şeyi ince ayrıntısına kadar düşünülmüş rahatı, huzuru, mahremi korunup (ırk din ayrımı yapılmadan ) gözetilmiş bir hayat..

Evlerimiz de süs olsun diye çiçekler yetiştiririz. Kimisi kırmızı kimisi sarı gül kimisi de kaktüs yetiştirir.


Değerli dostlar işte Osmanlı da evde yetiştirilen çiçeğin rengi şekli dahi bir anlam ifade ederdi. Yazımı burada noktalıyorum. Çiceklerin rengi şekli ne manaya geldiği Kültür ve Medeniyet#2 sohbetimizde devam edelim inşallah..

39 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı dizisi olacak belli. Osmanlı'dan öğreneceğimiz çok şey var ancak maalesef ona dâir her şeyi unutturmaya çalışıyorlar. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Ben olaya unutturulmak isteniyor dan ziyade Osmanlı Kültür ve Medeniyetine yer verilmeyip Öğrencilerimize ders kitaplarında sadece savaş tarih ant. öğretilip Tarihi zevkli olmaktan çıkarıp sıkıcı hale getiriyorlar. Bu da dogal olarak insanın şevkini kırıyor ve dediğiniz gibi unutturulmaya çalışılıyor gibi bir izlenim veriyor.

      Sil
  2. Gittikçe artan ve sehirleri çirkinlestiren beton yapilasmayi gördükçe o zamanlarda ne kadar özenli olundugu daha iyi anlasiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Çok haklısınız bizlere Apartman medeniyettir diye tanıttılar oysaki beton yığınından başka bir şey değildi..

      Sil
  3. Eski zamanları okudukça biz bu hale nasıl geldik diyorum. Hoşgörü, saygı, sevgi hiç kalmadı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Tarih bölümünü kazanıp okumaya başladıktan sonra bende sizin gibi bunu düşünmeye başlamıştım.

      Belki asansörde karşılaşınca yere bakarak iyi akşamlar diyerek hoşgorülü olmaya çalışıyoruz... Ne yazık ki.

      Sil
  4. "insanı yasat ki devlet yaşasın" ne güzel bir anlayış...Osmanlı da kültür ve medeniyet konusu resmen bir Umman...çok güzel bir yazı olmus, devamının gelecegi sevindirdi :) teşekkürler... kolaylıklar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Devamı gelecek .) Osmanlı kültür ve medeniyeti dost düşman herkesce taktir görmüştür. Osmanlı toplumu hakkınde yabancılar ne demiş diğer yazımda anlatacaım inşallah. desteğiniz için minettarım.

      Sil
  5. Çok güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık. Hakikaten Osmanlı'yı ayakta tutan en önemli şey hayata dair incelikleri olsa gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Çok haklısınız Arif hocam. Osmanlıyı Osmanlı yapan bu ince düşüncesi olsa gerek.

      Sil
  6. Keşke biraz zekamızı eğitebilsek bizlerde. Şu kapılardaki tokmaklardan görmüştüm ben de. Yani bizim burda çook eski evlerde hala mevcut..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için tesekkur ederim.

      Evet evet günümüz de hala varligini surduren evler var buna sahit olanlardan birisi de siz olmussunuz. Sanslisiniz .)

      Sil
  7. Yazınızı Facebook da paylaşmışlar orda gördüm tıklayın dedim. Güzel anlatmissin sağol bende paylasayim yaziyi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz icin tesekkur ederim.

      Ticari amac gutmedigimiz tarih kovani sitemiz icin bizlere yazimizi paylasarak daha fazla kiteleye ulasmamizi saglayabilirsiniz. Tesekkur ederim katkilariniz ivin.

      Sil
  8. Ne güzel anlatmışsınız,geriliyoruz resmen.Sadece biz değil ama,bütün dünya geriliyor.
    Ne güzeldi o zamanlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim..

      Kesinlikle.. Şanlı bir Türk tarihimiz vae Elhamdülillah

      Sil
  9. Tarih kokan bir yere rastlamak çok güzel. Emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim..

      Sıkılmadan okuyor ve öğreniyorsanız ne mutlu bize..

      Sil
  10. Hayatın içindeki ayrıntılar önemlidir.Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz icin teşekkür ederim..

      Kesinlikle detay...

      Sil
  11. Çok güzel olmuş gerçekten emeğinize sağlıkk :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz icin teşekkür ederim..

      Güzel olmuş evet .)

      Sil
  12. Ben kapılardaki tokmak ve evlere arasındaki mahremiyet anlayışı istiyorum. Biraz daha haddimi aşarak Osmanlı Devletini istiyorum. Hasret kaldık inceliklere, saygıya, hoşgörüye... Kıyaslamaya bakınca gerileme görüyorum. Şimdi hangi toplum bu derece ince düşünebiliyor. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim..

      Tarihe bakarsaniz Osmanlı kadar ince düşünce sahibi bir medeniyet göremezsiniz. Elbette herkesin arzusu bu. Lakin günümüzdeki gelişen teknoloji artan nufus buna imkan vermiyor ne yazikki..

      Ama en azindan atalarimizin yasantisindan dahi gurur duyabilecegimiz bir tarihimiz var .. Ne mutlu bize

      Sil
  13. Yazı bize osmanlıyi anımsatmakla kalmamış burnumuzda tüttürmüs elinize saglik

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim .) en büyük mutluluk sevdiginden takdir görmesi olsa gerek...

      Sil
  14. Belgesel tadında yazılarınız vallahi. Sac olayı beni çok etkiledi. Şimdilerde başka insanları düşünmez olduk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Bencillestik efendim kendimizi düşünür olduk..

      Sil
  15. Çirkin betonlaşıyoruz, nerede o ince düşünce insanları düşünecek... Yağmurdan, güneşten koruyacak bir saçak yapmaktan aciz duruma geldik.... Deep bahsetmiş yazısında, geldim:) Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Evet deep yazdi saolsun..

      Haklısınız sonumuz hayrola inşallah

      Sil
  16. Kültürsüz toplum olmaz topluluk olur ancak oda millet olamaz zaten :) devaminida bekliyoruz yazinin kardesim eline saglk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim..

      Devamı gelecek kesinlikle..

      Sil
  17. Sonradan o söz beğenilmemiş olsa gerek ki "Devleti yaşat ki insan yaşasın" olmuş:))
    Osmanlı dönemindeki evlerin mimarisindeki hassasiyet insanda şaşkınlık meydana getiriyor. Hassasiyetimiz, her konuda artarak devam etseydi keşke.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim..

      Osmanlı mimarisine şaşkınlık duymamak elde değil..

      Sil
  18. Beğenerek okuduğum bir yazı oldu Osmanlı'ya dair. Osmanlıya dair gelenek ve göreneklerin çoğu hala da canlı toplumumuzda. :)
    Emeğinize sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Aynen hala günümüzde varligini sürdürüyorlar. Aslinda buda bizr ayni sekilde Osmanlı mimarisinin dahi yüzyıllar ayakta kalabilecrgini gostermis oldu. Görüyoruz ki suanki teknoloji ie yapilan evlerin kac yil dayanabildikleri ortada...

      Sil
  19. İnsan bu ve benzer örnekleri, Osmanlı'nın edebini gördükçe yaşadığı devirden uzaklaşmak istiyor, gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim..

      Çok haklisiniz sinem hanım. Hayata dair incelikleri gördükten sonra da insanin özlem duymasi kacinilmaz oluyor..

      Sil