Osmanlı da Kültür ve Medeniyet#1



Değerli dostlar, Kültür dediğimiz şey nedir? Bizler için çok mu önemlidir? Kültürü olmayan bir millet düşünülebilir mi?

Hepimizin buna vereceği bir cevap vardır elbette…

Gelin Mustafa Kemal ATATÜRK bu konuda ne demiş ona bakalım;

                        ‘’Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür.’’   
                                                                                    
  ‘’Kültür; okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmaktır, ders almak, düşünerek, zekayı eğitmektir.’’

                Atatürk bizlere Kültürün tanımını ve Türkler için vazgeçilmez bir temel unsur olduğunu ifade ettiğini görüyoruz.

Şimdi Osmanlı’da Kültür ve Medeniyet üzerine örneklerle başlayabiliriz.

Osmanlı İmparatorluğu ‘’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’’ prensini üzerine kurulmuş, sosyal bir devlettir.

Peki bu prensibi benimseyen devletin toplum yapısı nasıldır?

Osmanlı çok çeşitli ırk, din ve dillerden oluşan bir yapıdan meydana gelmektedir. Yani tüm insanlığı kucaklayıcı bir yapısı mevcuttur.

Gelin hep beraber buna şahit olalım…



Değerli dostlar gözlerinizi kapatın ve Osmanlı devrinde bir sokak hayal edin! Sokakta ne görüyorsunuz bir düşünün daha sonra yazacaklarımı okuduktan sonra bakın bakalım ne görmüşüz neye bakmışız.

Düşünün ki Osmanlı sokaklarındaki evlerin kapılarının üstündeki o saclar var ya demirimsi yapıya sahip bazılarına göre görüntüsü iğrenç olan o saclar. Bünyesinde ne anlamlar barındırır ne anlamlar…

İşte o saclar neden mi yapılmıştı?

Sokaktan geçen insanların  yağmurlu havada iken sığınacakları, güneşli havada iken ise dinlenecekleri yer olsun diye yapılmıştı.. 

Orada dinlenen insan ister tanrı misafir olur bir tas ayranını içer isterse oracıkta dinlenir ev sahibine dua eder giderdi..

Osmanlı toplum yapısı bu dünyaya yönelik değil öldükten sonraki dünyaya hazırlık için yapılmış olduğunu söylemek yersiz olmaz sanırım.

Osmanlı kapıları da aynı şekilde ince bir düşüncenin ürünüydü. Zira o kapılar da iki tane tokmak bulunmaktaydı. Birisi ‘’kalın ve büyük’’ diğeri ise ‘’ince ve küçüktü’’. Elbette ince ve küçük olan bayanlar için tasarlanmıştı. Yani kapıdaki tokmaklardan ince ve küçük olan vurulduğunda gelen misafirin bayan olduğu anlaşılır ona göre hazırlıklı çıkılırdı. ( evden onu karşılamaya evin hanımı çıkardı. ) Kalın çalındığında da doğal olarak evin beyi çıkardı.

İşte Osmanlı toplumu ince düşünceler üzerine kuruluydu. Başka bir söze gerek var mı ki.. Olsun biz gene de devam edelim.
Zira Osmanlı devletini 6 Asır ayakta kalmasının sebebi olarak askeri gücünü göstermek cahillik olurdu.

Osmanlıyı anlayabilmek, bakmak ile değil anlamak, anlamlandırmak ile olduğunu ispatlamış bulunmaktayız.

Madem sokak mevzusu açıldı o halde devam edelim.

Osmanlı devrinde günümüzdeki gibi Gökdelenlerin, Apartmanların dikili olmadığını biliriz.

Evler müstakil olup bahçeliydi.

Lakin sıradan olmayıp Osmanlı toplumuna yakışacak özellikleri vardı.

Müstakil evler yan yana olurlar ancak birbirlerinin avlularının göremeyecek şekilde ayarlanırdı. Zira avlu evin hanımının mahremi, özel alanı sayılırdı.

Osmanlı’nın ne denli büyük olduğunu sadece sokaklarına bakmak ile görebileceğinizi hiç umuyormuydunuz?

Osmanlı da Evler cami yi kapatacak şekilde büyük yapılmaz, Evler cami merkezli inşa edilirdi. Yani dostlar Evlerin yönü kıble merkezliydi.

Sorarım size şuan ki geldiğimiz nokta da ilerliyor muyuz yoksa geriliyor muyuz?

-Düşünün ki camilerin apartmanların arasında ufak bir nokta gibi bırakıldığı….

-Kimi Evlerin mimarisinde kıblenin dikkate alınmayıp tuvalet yönüne göre yapıldığı…

-Apartmanların karşılıklı yapılıp evin tüm odalarının canlı yayın gibi servis edildiği…

Sorarım size sorarım !

İşte Osmanlıyı Osmanlı yapan buydu. Her şeyi ince ayrıntısına kadar düşünülmüş rahatı, huzuru, mahremi korunup (ırk din ayrımı yapılmadan ) gözetilmiş bir hayat..

Evlerimiz de süs olsun diye çiçekler yetiştiririz. Kimisi kırmızı kimisi sarı gül kimisi de kaktüs yetiştirir.


Değerli dostlar işte Osmanlı da evde yetiştirilen çiçeğin rengi şekli dahi bir anlam ifade ederdi. Yazımı burada noktalıyorum. Çiceklerin rengi şekli ne manaya geldiği Kültür ve Medeniyet#2 sohbetimizde devam edelim inşallah..

Yazıyı Paylaşmak İSTERMİSİN?

BENZER YAZILAR

Sonraki Yazım
« Prev Post
Önceki Yazım
Sonraki yazım»

41 yorum

yorum
11 Ağustos 2017 07:48

Çok güzel bir yazı dizisi olacak belli. Osmanlı'dan öğreneceğimiz çok şey var ancak maalesef ona dâir her şeyi unutturmaya çalışıyorlar. :(

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 08:44

Gittikçe artan ve sehirleri çirkinlestiren beton yapilasmayi gördükçe o zamanlarda ne kadar özenli olundugu daha iyi anlasiliyor.

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 08:48

Eski zamanları okudukça biz bu hale nasıl geldik diyorum. Hoşgörü, saygı, sevgi hiç kalmadı.

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 08:58

"insanı yasat ki devlet yaşasın" ne güzel bir anlayış...Osmanlı da kültür ve medeniyet konusu resmen bir Umman...çok güzel bir yazı olmus, devamının gelecegi sevindirdi :) teşekkürler... kolaylıklar...

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 09:55

Çok güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık. Hakikaten Osmanlı'yı ayakta tutan en önemli şey hayata dair incelikleri olsa gerek.

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 11:07

Yorumunuz için teşekkür ederim.

Ben olaya unutturulmak isteniyor dan ziyade Osmanlı Kültür ve Medeniyetine yer verilmeyip Öğrencilerimize ders kitaplarında sadece savaş tarih ant. öğretilip Tarihi zevkli olmaktan çıkarıp sıkıcı hale getiriyorlar. Bu da dogal olarak insanın şevkini kırıyor ve dediğiniz gibi unutturulmaya çalışılıyor gibi bir izlenim veriyor.

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 11:08

Yorumunuz için teşekkür ederim.

Çok haklısınız bizlere Apartman medeniyettir diye tanıttılar oysaki beton yığınından başka bir şey değildi..

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 11:12

Yorumunuz için teşekkür ederim.

Tarih bölümünü kazanıp okumaya başladıktan sonra bende sizin gibi bunu düşünmeye başlamıştım.

Belki asansörde karşılaşınca yere bakarak iyi akşamlar diyerek hoşgorülü olmaya çalışıyoruz... Ne yazık ki.

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 11:16

Yorumunuz için teşekkür ederim.

Devamı gelecek .) Osmanlı kültür ve medeniyeti dost düşman herkesce taktir görmüştür. Osmanlı toplumu hakkınde yabancılar ne demiş diğer yazımda anlatacaım inşallah. desteğiniz için minettarım.

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 11:17

Yorumunuz için teşekkür ederim.

Çok haklısınız Arif hocam. Osmanlıyı Osmanlı yapan bu ince düşüncesi olsa gerek.

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 11:44

Keşke biraz zekamızı eğitebilsek bizlerde. Şu kapılardaki tokmaklardan görmüştüm ben de. Yani bizim burda çook eski evlerde hala mevcut..

Yanıtla
avatar
Adsız
11 Ağustos 2017 11:48

Yazınızı Facebook da paylaşmışlar orda gördüm tıklayın dedim. Güzel anlatmissin sağol bende paylasayim yaziyi.

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 12:39

Yorumunuz için tesekkur ederim.

Evet evet günümüz de hala varligini surduren evler var buna sahit olanlardan birisi de siz olmussunuz. Sanslisiniz .)

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 12:41

Yorumunuz icin tesekkur ederim.

Ticari amac gutmedigimiz tarih kovani sitemiz icin bizlere yazimizi paylasarak daha fazla kiteleye ulasmamizi saglayabilirsiniz. Tesekkur ederim katkilariniz ivin.

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 15:24

Ne güzel anlatmışsınız,geriliyoruz resmen.Sadece biz değil ama,bütün dünya geriliyor.
Ne güzeldi o zamanlar :)

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 15:39

Yorumunuz için teşekkür ederim..

Kesinlikle.. Şanlı bir Türk tarihimiz vae Elhamdülillah

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 16:54

Tarih kokan bir yere rastlamak çok güzel. Emeğinize sağlık...

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 17:23

Yorumunuz için teşekkür ederim..

Sıkılmadan okuyor ve öğreniyorsanız ne mutlu bize..

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 18:29

Hayatın içindeki ayrıntılar önemlidir.Teşekkürler :)

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 18:49

Yorumunuz icin teşekkür ederim..

Kesinlikle detay...

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 19:10

Çok güzel olmuş gerçekten emeğinize sağlıkk :)

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 19:29

Ben kapılardaki tokmak ve evlere arasındaki mahremiyet anlayışı istiyorum. Biraz daha haddimi aşarak Osmanlı Devletini istiyorum. Hasret kaldık inceliklere, saygıya, hoşgörüye... Kıyaslamaya bakınca gerileme görüyorum. Şimdi hangi toplum bu derece ince düşünebiliyor. :(

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 20:31

Yorumunuz icin teşekkür ederim..

Güzel olmuş evet .)

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 20:35

Yorumunuz için teşekkür ederim..

Tarihe bakarsaniz Osmanlı kadar ince düşünce sahibi bir medeniyet göremezsiniz. Elbette herkesin arzusu bu. Lakin günümüzdeki gelişen teknoloji artan nufus buna imkan vermiyor ne yazikki..

Ama en azindan atalarimizin yasantisindan dahi gurur duyabilecegimiz bir tarihimiz var .. Ne mutlu bize

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 23:35

Yazı bize osmanlıyi anımsatmakla kalmamış burnumuzda tüttürmüs elinize saglik

Yanıtla
avatar
11 Ağustos 2017 23:42

Teşekkür ederim .) en büyük mutluluk sevdiginden takdir görmesi olsa gerek...

Yanıtla
avatar
12 Ağustos 2017 00:51

Belgesel tadında yazılarınız vallahi. Sac olayı beni çok etkiledi. Şimdilerde başka insanları düşünmez olduk.

Yanıtla
avatar
12 Ağustos 2017 01:22

Çirkin betonlaşıyoruz, nerede o ince düşünce insanları düşünecek... Yağmurdan, güneşten koruyacak bir saçak yapmaktan aciz duruma geldik.... Deep bahsetmiş yazısında, geldim:) Sevgiler...

Yanıtla
avatar
12 Ağustos 2017 09:58

Yorumunuz için teşekkür ederim.

Bencillestik efendim kendimizi düşünür olduk..

Yanıtla
avatar
12 Ağustos 2017 09:59

Yorumunuz için teşekkür ederim.

Evet deep yazdi saolsun..

Haklısınız sonumuz hayrola inşallah

Yanıtla
avatar
12 Ağustos 2017 14:55

Kültürsüz toplum olmaz topluluk olur ancak oda millet olamaz zaten :) devaminida bekliyoruz yazinin kardesim eline saglk

Yanıtla
avatar
12 Ağustos 2017 16:09

Yorumunuz için teşekkür ederim..

Devamı gelecek kesinlikle..

Yanıtla
avatar
13 Ağustos 2017 00:07

Sonradan o söz beğenilmemiş olsa gerek ki "Devleti yaşat ki insan yaşasın" olmuş:))
Osmanlı dönemindeki evlerin mimarisindeki hassasiyet insanda şaşkınlık meydana getiriyor. Hassasiyetimiz, her konuda artarak devam etseydi keşke.

Yanıtla
avatar
13 Ağustos 2017 11:38

Yorumunuz için teşekkür ederim..

Osmanlı mimarisine şaşkınlık duymamak elde değil..

Yanıtla
avatar
15 Ağustos 2017 17:24

Beğenerek okuduğum bir yazı oldu Osmanlı'ya dair. Osmanlıya dair gelenek ve göreneklerin çoğu hala da canlı toplumumuzda. :)
Emeğinize sağlık. :)

Yanıtla
avatar
15 Ağustos 2017 19:28

Yorumunuz için teşekkür ederim.

Aynen hala günümüzde varligini sürdürüyorlar. Aslinda buda bizr ayni sekilde Osmanlı mimarisinin dahi yüzyıllar ayakta kalabilecrgini gostermis oldu. Görüyoruz ki suanki teknoloji ie yapilan evlerin kac yil dayanabildikleri ortada...

Yanıtla
avatar
18 Ağustos 2017 22:10

İnsan bu ve benzer örnekleri, Osmanlı'nın edebini gördükçe yaşadığı devirden uzaklaşmak istiyor, gerçekten.

Yanıtla
avatar
18 Ağustos 2017 22:26

Yorumunuz için teşekkür ederim..

Çok haklisiniz sinem hanım. Hayata dair incelikleri gördükten sonra da insanin özlem duymasi kacinilmaz oluyor..

Yanıtla
avatar
23 Ağustos 2017 07:36

Şimdilerde bu anlattıkların bir hayal gibi. Bu yüzden eskiye özlem duyuyoruz ya.

Yanıtla
avatar
23 Ağustos 2017 21:46

Yorumunuz için teşekkür ederim..

Aynen hocam. Biz buymuşuz Namık kemal dediği gibi

Osmanlı adı her duyana lerze-resândır
Ecdâdımızın heybeti ma'rûf-u cihândır
Fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır
Gavgâda şehâdetle bütün kâm alırız biz
Osmanlılarız can verir nâm alırız biz.

kendimize gelirsek inşallah eskiyede dönme umuduyla..

Yanıtla
avatar